Daha İyi Bir Sen İçin 5 Öneri

Yazan: Mertcan Çubukçu, Psikolog

9/16/20263 min read

Hayatımızda daha iyi hissetmek, kendimizi geliştirmek ve daha dengeli bir yaşam sürmek istediğimiz dönemler olabilir. Ancak değişim her zaman büyük kararlarla başlamak zorunda değildir. Bazen günlük hayatımıza ekleyeceğimiz küçük adımlar, zaman içerisinde önemli farklar yaratabilir.

İşte kendinizle olan ilişkinizi güçlendirmek ve yaşamınıza daha fazla farkındalık katmak için değerlendirebileceğiniz 5 öneri.

1. Kendinizi Dinlemeye Zaman Ayırın

Günlük hayatın yoğunluğu içerisinde kendi ihtiyaçlarımızı fark etmek kolay olmayabilir. Sürekli bir şeylere yetişmeye çalışırken nasıl hissettiğimizi, neye ihtiyaç duyduğumuzu veya bizi gerçekten neyin zorladığını gözden kaçırabiliriz.

Gün içerisinde kısa da olsa kendinize ayıracağınız bir zaman, içinizde olup bitenleri fark etmenize yardımcı olabilir.

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

“Şu anda nasıl hissediyorum?”
“Neye ihtiyacım var?”
“Beni son zamanlarda en çok zorlayan şey ne?”

Kendinizi dinlemek, değişimin önemli başlangıç noktalarından biridir.

2. Kendinizden Beklentilerinizi Gözden Geçirin

Kendimiz için belirlediğimiz standartlar bazen ulaşılması oldukça zor hale gelebilir.

Her şeyi doğru yapmak, sürekli üretken olmak, hiç hata yapmamak veya herkesin beklentilerini karşılamak mümkün değildir.

Hata yaptığınızda kendinize nasıl konuştuğunuza dikkat edin.

Bir arkadaşınız aynı durumda olsaydı ona söyleyeceğiniz sözleri kendinize de söyleyebilir misiniz?

Kendimize karşı daha anlayışlı olmak, gelişmekten vazgeçmek anlamına gelmez. Aksine, değişim sürecinde kendimize daha sağlıklı bir alan açmamıza yardımcı olabilir.

3. Küçük ve Gerçekçi Adımlar Atın

Hayatımızda bir şeyi değiştirmeye karar verdiğimizde bazen her şeyi bir anda değiştirmek isteriz. Ancak büyük ve gerçekçi olmayan hedefler zaman içerisinde yorucu hale gelebilir.

Bunun yerine hedefinizi küçük adımlara ayırmayı deneyebilirsiniz.

Daha fazla hareket etmek istiyorsanız her gün saatlerce spor yapmak yerine kısa bir yürüyüşle başlayabilirsiniz.

Daha düzenli olmak istiyorsanız bütün hayatınızı değiştirmek yerine gün içerisinde tamamlayabileceğiniz tek bir görev belirleyebilirsiniz.

Küçük adımlar önemsiz değildir. Önemli olan sürdürülebilir bir şekilde ilerleyebilmektir.

4. Sınırlarınızı Fark Edin

Başkalarının ihtiyaçlarını önemserken kendi ihtiyaçlarımızı ikinci plana atabiliriz.

Her isteğe “evet” demek, her sorumluluğu üstlenmek veya kendimize ayırdığımız zamanı sürekli başkaları için kullanmak zaman içerisinde yorucu olabilir.

Bu nedenle hangi durumlarda zorlandığınızı ve nerede sınır koymaya ihtiyaç duyduğunuzu fark etmek önemlidir.

Bazen “Hayır” diyebilmek, kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi olabilir.

Sınır koymak insanları hayatımızdan çıkarmak anlamına gelmez. Sağlıklı sınırlar, ilişkiler içerisinde hem kendimizin hem de karşımızdaki kişinin ihtiyaçlarını daha açık şekilde ifade edebilmemize yardımcı olabilir.

5. Kendinizi Başkalarıyla Karşılaştırmayı Azaltın

Sosyal medya ve günlük yaşam içerisinde kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırmak oldukça kolaydır.

Bir başkasının kariyeri, ilişkisi, yaşam biçimi veya başarıları kendi hayatımızı değerlendirme biçimimizi etkileyebilir.

Ancak herkesin yaşam koşulları, başlangıç noktası ve deneyimleri birbirinden farklıdır.

Bu nedenle kendinize:

“Başkaları benden daha ileride mi?”

sorusunu sormak yerine,

“Ben kendi hayatımda nereden nereye geldim?”

diye sormayı deneyebilirsiniz.

Kendi gelişiminize odaklanmak, başkalarının hayatıyla yaptığınız karşılaştırmaların üzerinizdeki etkisini azaltabilir.

Sonuç

Daha iyi bir yaşam oluşturmak çoğu zaman tek bir büyük değişimle gerçekleşmez. Kendimizi daha iyi tanımak, ihtiyaçlarımızı fark etmek, sınırlarımızı belirlemek ve kendimize karşı daha anlayışlı olabilmek küçük ama anlamlı adımlar olabilir.

Unutmayın; daha iyi bir sen olmak, kusursuz bir sen olmak anlamına gelmez.

Bazen değişim, kendimizi değiştirmeye çalışmaktan önce kendimizi anlamaya başlamakla mümkün olur.

Mertcan Çubukçu
Psikolog

Bu yazı bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Psikolojik değerlendirme veya terapi yerine geçmez.